fbpx

Otizm Nedir ve Belirtileri

Otizm Nedir? Bu bozuklukla tanışan kişiler olarak tıp doktorlarının, ailelerin ve eğitimcilerin belki de sıklıkla sordukları ve cevabını bulmaya çalıştıkları sorudur. 

Otizmin, tanımlanması, günümüze değin birçok teori ile açıklanmaya çalışılmıştır. Bu teorileri ailesel, organik, nörolojik ve biyolojik faktörler olarak gruplamak mümkündür. Otizmi tek bir nedene bağlamak ise çoğu zaman mümkün değildir. 

Otizmin seyrinin kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Bu durum birden fazla faktörün birbiriyle etkileşimine bağlı olarak ortaya çıktığının bir göstergesi olabilir.

  1. Ailesel Faktörler ve Psikodinamik Teori

Psikodinamik teori, otizmin anne ve çocuk arasındaki çatışmaların ya da çocuğun kendi içinde yaşadığı aşırı varoluşsal kaygı nedeniyle ortaya çıktığını ve çatışmaların çözülmesiyle otizmin iyileşebileceğini savunmaktadır. 

“Otizm Nedir?” sorusuna Bruno Bettelheim’ın teorisi olarak kabul edilen bir yaklaşımda mevcuttur. Bu yaklaşıma göre, özellikle anne ve çocuk ilişkisinde soğuk, reddedici olarak algılanan davranışlarla çocuğun karşılaşması sonucunda ortaya çıkan psikolojik bir geri çekilme olduğu ileri sürülmektedir.

 Kanner ise otizm nedir? sorusunu sosyal ve duygusal bir bozukluk olarak tanımlamıştır. Bu tanıma göre çocuklardaki dilsel ve bilişsel gelişmeler temelde normaldir. Ancak sosyal ve duygusal alanlardaki bozuklukların yoğun içe çekilmeyle bağlantılı olduğunu vurgulamıştır. Bununla birlikte otizmin yapısal etmenlerle belirlenmiş gelişimsel bir bozukluk olduğunu, bu çocuklarda duygusal ilişki kurmanın doğuştan gelen biyolojik bir yetersizlikten kaynaklandığı görüşünü savunmuştur. 

Anne babalarda yeterli sıcaklığın bulunmadığından, insan ilişkilerindeki mekanikleşme eğilimlerinden söz eden Kanner, tek neden olarak görmemekle birlikte anne-baba ilişkilerindeki yetersizliği vurgulamıştır. Pek çok araştırmacı da anne- babalardaki soğuk, uzak ve obsesif özelliklere dikkat çekmiştir. Kanner’in biyolojik yatkınlıktan söz etmesine karşın, uzun yıllar ruhsal nedenler daha kabul görmüştür.

 Oysa Otizm, sadece duygusal çatışma yaşayan ailelerde değil, tüm ailelerde ve kültürlerde ortaya çıkmaktadır. 

Otizm Nedir? Sorusuna bir başka görüş “afektif” (duygusal görüş) olarak adlandırılır. Bu görüşe göre Otizmli bireyler başkalarının duygularını anlamakta, mimikleri ve jestleri yorumlamakta güçlük çekerler. Ancak bazı Otizmli bireylerin birisine bağlanma davranışı göstermesi, göz teması kurabilmesi ve anlamlı ilişkiler sağlaması bu görüşe kuşkuyla yaklaşılmasına yol açmıştır. 

Otizm Nedir? Sorusu için verilen cevaplarda üzerinde en çok durulan teorilerden biri ise “zihin teorisi” dir. Diğer kişilerin akıllarından geçenleri, inançlarını, isteklerini ve niyetlerini anlama yeteneği ve bu bilgiyi o kişilerin ne demek istediğini yorumlama, hareketlerini anlamlandırma ve tüm bunları daha sonraki aşamada ne yapacaklarını tahmin etmede kullanma becerisine zihin teorisi denilmektedir. 

Zihin teorisi, aslında kişinin başkalarının ne düşündüğüne ilişkin içgörü kazanmasıdır. Eğer başkalarının duygularına yönelik olursa bu içgörü empati adını almaktadır. Normal gelişim gösteren her çocuk, en geç dört yaş civarında başkalarının duygularını anlamak için bazı teoriler geliştirir. Bu yaştan sonra çocuklar birbirinin ne düşündüğünü ve ne kastettiğini anlayabilir. 

Birini aldatma ve kandırma da bu doğal yeteneğimizin bir parçasıdır. Otizmli çocuklarda böyle bir kuramın gelişmediği, gelişse de daha sonraki yıllarda ve eksik bir şekilde geliştiği öne sürülmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar Otizmde, başkalarının inanç, düşünce, bilgi gibi durumlarını anlayabilme ve bu davranışı yorumlama tekniklerinde ciddi eksikler olduğunu göstermektedir. 

Otizmin 4 yaşından önce görülmesi ve bu tür bir yetinin bazı üstün zekalı otizmlilerde zamanla gelişebildiğinin görülmesi nedeniyle, bu kuram eleştirilerle karşı karşıya gelmektedir. Otizmli çocukların güçlü hayal güçleri olduğu ancak yürütücü işlevlerdeki sorunları nedeniyle bu yetilerini ifade edemedikleri belirtilmektedir. 

Otizm Nedir? sorusuna başka görüş ise “Merkezi Bütünleme” görüşüdür. Bu görüş mevcut bilginin belli bir anlam oluşturacak şekilde bütünlenmesini ifade eder. Merkezi bütünleme Otizmli bireylerde bu mekanizmanın bozulduğunu belirten bir teoridir.

  1. Davranışçı Teori

Bu teoriyi savunan araştırmacılar ise, otizmin ödül ve ceza sistemleriyle pekiştirilerek bir seri tesadüfi olasılıklarla şekillendirilen, öğrenilmiş davranış grupları olduğunu savunmaktadırlar. 

Otizm, çocuğun içinde bulunduğu ortamda çevresiyle iletişime geçme yoluyla öğrendiği bir takım atipik ve özel davranışlar bütünüdür. Bu görüşü savunanlar, otizmli çocuğun çevreden kendi başına bazı bilgi ve becerileri öğrenmesini imkansız kılan, özre bağlı bir yetersizliğin söz konusu olduğunu ileri sürmektedirler.

  1. Genetik Faktörler

Tüm dünyada otizmin genetik temelleri olduğu görüşü ağırlık kazanmakta ve yapılan bilimsel araştırmalar bu konu üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Otizmin Belirtileri

Bebeklerde Otizm Belirtileri

1) Doğumdan 6. Aya Kadar

Fiziksel görünüş normaldir.

– Çok kolay huzursuzlaşabilir.

– Nesneleri almak için uzanma davranışı göstermez.

– Mırıldanma ya da anlamsız ses çıkarma davranışları görülmez.

– Sosyal gülüş yoktur ya da çok az düzeydedir.

– Göz kontağı yoktur ya da azdır.

– Motor gelişimi normal görünür.

2) 6-12 Ay Arası

– Kucaklama hareketi yapmaz.

– Anne-babaya karşı ilgisizdir.

– Basit sosyal oyunları oynamaz. (ce – e oyunu gibi)

– Sözcük kullanımı yoktur.

– Adı ile seslenildiğinde tepki vermez.

– Oyuncak bebeklerle ilgilenmez.

– Motor gelişimi gecikmeye başlar.

– Katı yiyecekleri çiğnemekte zorlanır.

3) 24-36 Ay Arası

– Anne-babaya ve yakın çevresine karşı ilgisizliği devam etmektedir.

– Gelişiminde bazı ilerlemeler görülse de kişiler arası ilişkileri ve sosyal                       etkileşimi / ilgileri sınırlıdır.

– İnsanları araç olarak kullanır. (İsteklerini yerine getirmesi ya da ihtiyaçlarının karşılanması). Bireylerle bu amaçlar dışında iletişim sürecine girmeyi tercih etmez.

– Göz kontağı sınırlıdır.

– Nesnelerle ilişkisi yalama ya da koklama biçimindedir.

– Kucaklama hareketinin hala gerçekleştiremez.

4) 48-54 Ay Arası

– Konuşma becerisine sahip olan çocuklarda genellikle “ ekolali “ gözlenir. Monoton, fısıltı şeklinde ya da bağırarak konuşma özelliklerine rastlanabilir.

– Günlük rutinin değişmesinden rahatsızlık duyabilir.

– Göz kontağı hala sınırlı seviyededir. 

– Çevresindeki kişi ve olaylara ilgisi sınırlıdır.

– Öfke nöbetleri, saldırganlık ya da kendine zara verici davranışlar görülebilir.

– Kendi kendini uyaran davranışları vardır.

Atipik Otizm Nedir? / Hafif Otizm Nedir?

Atipik Otizm diğer yaygın gelişimsel bozuklukların belirti ve özelliklerine uymayan bireyler için kullanılan bir kategoridir. Atipik Otizm kategorisi; hafif otizm belirtileri gösteren yüksek işlevli otizm ya da kuşku duyulan durumlar için kullanılmaktadır. 

             Atipik Otizmin temel özellikleri arasında belirtilerin tipik olmaması, başlangıç yaşının geç olması ya da gözlenen belirtilerin tanı koymakta yetersiz kalması gösterilebilir. Kısacası Atipik Otizm, söz konusu belirtilerin tamamının bir arada bulunması olarak da gösterilebilir.

Share on facebook
Facebook
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mercan

Diğer Yazılar

Kadına Şiddette Farkındalık

25 Kasım, kadına yönelik şiddet ve problemleri azaltmak, vakalar adına çözüm yolları aramak ve tüm dünyayı bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla BM tarafından ilan edilen

Otizm Nedir ve Belirtileri

Otizm Nedir? Bu bozuklukla tanışan kişiler olarak tıp doktorlarının, ailelerin ve eğitimcilerin belki de sıklıkla sordukları ve cevabını bulmaya çalıştıkları sorudur.  Otizmin, tanımlanması, günümüze değin

Borderline Kişilik Bozukluğu

“Borderline” kelimesi; belirsizlik, sınırda anlamı taşıyan psikiyatrik bir bozukluktur. Sınırda ve belirsiz olmasının sebebi ise önceki yıllarda rahatsızlığın belirtilerinin nevroz ve psikoz olarak iki psikiyatrik

Bu web sitesi, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanmaktadır.